Yaşam Koçu Elif KAÇAR İle Röportaj

Yaşam Koçu Elif KAÇAR İle Röportaj

Yaşam veya kariyer koçları; insanların bulundukları noktadan ulaşmak istedikleri noktaya gidene kadar geçirdikleri süre içerisinde doğru ve sağlam adımlar atmalarına yardımcı olur.

Bu mesleği, robotik komutlar eşliğinde bir zorunluluk mekanizması olarak ilerletmek yerine; insanlara yardımcı olmayı ve onların sağlıklı karar almasında fayda sağlamayı amaçlamak; adeta onlara dost olarak içinde bulundukları durumlara göre fikirler sunmak, insanların kendilerini hem sosyal olarak hem de kariyer açısından geliştirmelerini sağlamak için çalışma yürütmelidirler. İşte mesleğini bu derece profesyonel ve bir o kadar da severek icra eden Yaşam & Kariyer Koçu Elif Kaçar ile sizler için kısa bir görüşme gerçekleştirdik ve yaşam koçluğu hakkında önemli bilgiler edindik.

  • Öncelikle okuyucularımız sizi tanımak isteyeceklerdir. Kendinizden biraz bahseder misiniz?
  • Elif Kaçar: İşletme yüksek lisans mezunuyum. Üniversitede ise Turizm okudum. Mezun olduktan sonra insan kaynakları, eğitim denetim şefliği, spa müdürlüğü gibi farklı işlerde çalıştım. Sonra kendi firmam olan EK danışmanlık firmasını kurdum. Yabancıların çalışma izinleri konusunda danışmanlık hizmeti vermekteyim. Ayrıca 2014 yılından itibaren yaşam/kariyer koçuyum.
  • Turizm ve işletme eğitimlerinin ardından yaşam ve kariyer koçluğu alanına geçişiniz nasıl gerçekleşti?
  • Elif Kaçar: Üniversite dönemimden beri kişisel gelişim kitapları okumaktayım. Daha o dönemlerde insanın duygu ve düşünlerine, kişisel gelişimine, hayatına artı değer katması gibi konulara ilgim vardı. Karakter olarak da insanlar için bir şeyler yapmayı, onların hayatında faydalı olmayı seviyor olmam, beni koçluğa yönlendirdi. 2014 yılı başlarında Certified koçluk eğitimlerine katıldım. Eğitim bittiğinde bir süre bekledim, kendimi dinleme dönemi yaşadım. Bu dönemde bu alanla ilgili farklı eğitimlere katılıyordum ama profesyonel olarak koçluk hizmeti verme konusunda kararsızdım. Sonra bir gün kendi kendime “hadi Elif” dedim. “Eğitim süresince kendi hayatında mucizevi dönüşümler yaşadın, bunu başkalarının da yaşaması için destek olabilirsin” dedim. O günden beri de hem insanlara faydalı olmak için kendi bloğumda yazıyorum hem de yaşam koçluğu, ilişki koçluğu, öğrenci/kariyer koçluğu, ebeveyn koçluğu, zayıflama koçluğu veya kurumsal koçluk gibi alanlarda danışanlarıma destek veriyorum.
  • Bu kadar fazla kategoride birden başarılı olduğunuzu veya olabileceğinizi düşünüyor musunuz?
  • Elif Kaçar: Birden fazla kategori gibi görünse de tek tema var. Tema insan. Makro bakış acısıyla baktığımızda hepimizin, hemen her konudaki düşünce kalıpları, korkuları, endişeleri aynı. İnsanlar arasındaki farklılıkları mikro bakış acıyla baktığımızda fark ederiz. Bu kategorilerde koçun başarısı, danışanına kendi hayatındaki engellerini fark etmesini sağlaması ve hayatının kontrolünü eline almasını sağlamasındadır. Sonrasındaki tüm başarı ise danışana aittir. Danışanın danıştığı kategoride hayatına olumlu imzalar atmasıyla bu başarıyı biz de görme şansı yakalıyoruz.
  • Size göre Yaşam Koçu neyi ifade ediyor ve nasıl olmalıdır?
  • Elif Kaçar: Yaşam koçu denildiğinde ya abartı denilecek şekilde beklentilere giriliyor ya da çoğu mesleklere yapıldığı gibi yaşam koçluğuna da, aman yaşam koçu işte, bana ne faydası olacak şekilde önemsizmiş gibi yorumlar yapılıyor. Yaşam koçu, hayatınızın belirli dönemlerinde size, olmak istediğiniz duruma gelene kadar eşlik eden yol arkadaşınızdır. Ama bu arkadaşlığı sosyal çevrenizdeki arkadaşlarımızla karıştırmamalıyız. Hiçbir yaşam koçu arkadaş gibi konuşup yorumlar yapıp size kendi deneyimlerini aktarmıyor, sizi yönlendirmiyor.  Örneğin ben arkadaşlarımla sohbet ederken yorum yapıp, konular hakkında espriler yapabiliyorum ama seans esnasında danışanımla aynı frekansa girip danışanımın kendi yolunu bulmasında destek oluyorum. Fakat ona yorumlar yapıp, yönlendirme yapamam. Hepimiz ev, iş sosyal hayat, hayattan beklentiler, hayatla ilgili yenilgilerimiz, kazanımlarımız derken sıkışıp kalıyoruz. Bu sıkışmalar esnasında çevremizdeki bir sürü kişiyle iletişime geçiyoruz. Hatta kendimizle bile iletişime geçiyoruz ki en acımasız olan kendimiziz. Ya kendimizi mükemmel görür, egomuzu şişiririz, ya da kendimize olumsuz cümleler kurup, enerjimizi düşürürüz. İşte burada bize sağlıklı düşünüp hayat dengemizi sağlamamız için kontrolü elimize almamız konusunda destek olacak yaşam koçuna ihtiyaç duyarız. Bir yaşam koçu bile, başka bir yaşam koçuna ihtiyaç duyabilir.
  • Psikoloji ile ilgili bir tanım yapıyor gibisiniz. Yaptığınız işe bir nevi psikologluk diyebilir miyiz?
  • Elif Kaçar: Hayır, diyemeyiz. Tek benzeyen yanı iki mesleğin de seans yapıyor olması. Ama psikologların seans içeriği bizden çok farklı. Psikoloji hepimizin lise yıllarından bildiği gibi insan davranışlarını, zihinsel süreçleriyle bunların altında yatan nedenleri inceleyen bir bilimdir. Bu davranışları inceleyen kişiye ruh bilimci yani psikolog diyoruz. Yaşam koçluğu bir durumun nedenini araştırmaz. Kişinin olduğu ve olmak durumuyla ilgilenir. Bu süreçte kararlar almasına destek olur. Hedefe doğru motive eder. Ama kişinin geçmişten gelen ne yaparsa yapsın aşamadığı takıntıları, çözüm bulamayacağı sorunları varsa psikoloğa gitmelidir. Yaşam koçluğunun ve psikolojinin ilgilendiği konular kesinlikle çok farklıdır. İki alan da farklı ihtiyaçlara cevap verir.
  • Öğrenci koçluğu son dönemlerde oldukça popüler olmuş durumda. Peki siz bu konuda nasıl bir yol izliyorsunuz?
  • Elif Kaçar: Sanırım anne ve babalar olarak tüm yükü, küçücük bedenlere sahip çocuklarımıza taşıtıyoruz. Bu yüzden de en çok çocuklarımızın ihtiyacı var. Anne ve babalar olarak hayatta gerçekleştiremediğimiz bütün başarıları, kendi çocuklarımızdan bekliyoruz. Üstelik böyle bir başarı beklerken, hem evimizin içindeki hem de evimizin dışındaki, iş ve akraba çevremizdeki tüm sorunları da çocuklarımıza yansıtıyoruz. Bu kadar sorumluluk yüklediğimiz çocuklarımızı hayata hazırlayış tarzımız ise bir atı yarışa hazırlamaktan çok da farklı değil. Tabii çocuklarımıza oflama, yorulma, kendilerini deşarj etmeleri için istedikleri gibi oyun oynama şansı da vermiyoruz. Öğrenci koçuna yönlendirirken bile, kendi beklentilerimizden dolayı yönlendiriyoruz. Öğrencilerin gerçekten ihtiyacı olmasından ve ailelerin beklentilerden dolayı öğrenci koçluğu bu kadar popülerdir. Ben öğrenci koçluğu yaptığım tüm öğrencilerin, aileleriyle en az 2 ya da 3 seans ebeveyn koçluğu yapmayı tercih ediyorum. Tek öğrenciyle çalışmak belirli bir yere kadar başarı sağlıyor. Tüm düğüm ebeveyn koçluğunda yani ailede çözülüyor.
  • Kurumsal firmaların da kariyer koçluğu alanında destek aldıklarını biliyoruz. Bu çalışmalar işe yarıyor mu?
  • Elif Kaçar: Kurumsal firmalar kendi ekiplerinin kariyerleriyle ilgili destek aldıkları gibi kurum içi iletişim, sağlıklı çalışma ortamı, ekip motivasyonu konularında da destek alıyorlar. Ben kurumsal koçluk yaptığım firmaların kurum içi havasını hissetmek için bir iki gün firma içerisinde vakit geçiriyorum. Sonrasında yöneticiler ve çalışanları dinliyorum ve eylem planı hazırlıyorum. Kurumsal koçluk uzun bir süreç fakat bu sürecin sonunda personel devir oranı düşüp, verimli çalışma artıyor. Kısaca firmalar matematiksel olarak gözle görülür şekilde kâra geçiyorlar.
  • Anladığım kadarıyla insanların hayatlarındaki her alanda destek sağlıyorsunuz. Peki diğer yaşam koçları arasından sizi ayıran özellikleriniz var mı?
  • Elif Kaçar: Tabii ki bir farkım yok. Hepimiz kişilerin hayatında farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Hepimiz kendi hayatlarımızdaki mucizevi dönüşümü başka hayatlarda da görmek istiyoruz. Hatta küçücük de olsa bizim dokunuşumuz olsun istiyoruz. Ama bir danışan koçunu seçerken neye dikkat etmeli diye sorarsanız iç sesine güvensin. Başarılı koç ya da başarısız koçtan daha önemlisi “danışan yani kendisi değişime hazır mı?” sorusuna cevap verilmesidir.